Bilinçsiz Kredi Kullanımı ve Tehlikeleri

Krediler dünyada oldukça ilgi duyan finans sektörü tarafından finans edilen ve faiz uygulanan paralara verilen isimdir. Bu durumu paraya ihtiyacı olan birisinin parası olan birisinden faizle yardım aldığını da düşünebiliriz. Krediler ve kredi kartları bankaların en çok tercih edilen ürünleridir. Bunlar bankalar tarafından müşterilere sunulur ve müşterilerde bu paraları belli süre zarfında ödemeyi taahhüt eder. Yalnız bazen bu durumlar alırken ve harcarken o kadar tatlı gelebiliyor ki işin sonu pek düşünülmeyebiliyor.

Özellikle bu durum kredi kartlarında daha sık yaşanmakla beraber, bireyler aldıkları kredi kartlarını bilinçsizce kullanarak gelirlerini oldukça çok zorluyorlar. Durum böyle olunca ekonomik çöküntüler kaçınılmaz hale geliyor. Aynı durum kesinlik krediler içinde geçerlidir. Bazen daha rahat bir yaşam süreceği sanılarak alınan kredilere başvurulmakta ve bunun sonucunda tahmin edilemeyecek bazı zorluklar yaşanabilmektedir. Krediler bankaların analizlerine ve çeşitli alanlara ayırmasına göre ihtiyaç kredisi, konut kredisi ya da araç kredisi olarak çeşitlenebilmektedir. Fakat konut ve araç kredileri yüksek meblağlara tekabül ettiği için müşteriler bazen gelirlerini zorlayabiliyorlar. Çünkü bir konut kredisinin ödemesi en az 1000 TL olmakta ve bu orta gelirli bir aileyi oldukça zor duruma sokabilmektedir. Elbette ki bu evler bölgesine göre değiştiği içinde büyük şehirlerden bu ödemelere kredi çekebilmekte imkansız.

KOBİ’ler Bile Zorlanıyor
Günümüz de KOBİ’lerde çeşitli krediler çekebiliyor ve bu krediler daha çok iş kollarını geliştirmek ya da büyütmek için çekilmekte olan kredilerdir. Bu kredilerde iş sahiplerini zorlayabiliyor. Küçük esnaf ya da büyük esnaf fark etmeksizin her ihtiyaca göre kredi sağlayan bankalar faizlerle beraber bu kredileri şişirmekte ve bu da ödeme zamanında zorluklara neden olmaktadır.

Bu da müşterinin öncelikli olarak kendi ihtiyacını belirlemesi, bu ihtiyacı doğrultusunda gelirini ele alması, bu gelire ne kadar ödeme yapılacak onu bulması ve son olarak geriye kalan parayla geçinebilir mi sorularına yanıt araması gerekmektedir. Eğer ki bu sorulara cevap bulmadan kredi çekmeye kalkmak ya da çekmek aslında oldukça sakınca yaratan bir husustur. Kimse maddi yük altına girmek istemez. Eskiden maddi sıkıntı çeken birisi bakkaldan, mahalle kasabından temel ihtiyaçlarını alarak veresiye yazdırabilirken, küreselleşen ve büyüyen sistemle bu işler de rafa kalktı. Hal böyle olunca bu ihtiyaçlarda bankalara kaldı. Ancak az önce de bahsetmiş olduğum gibi sorun krediyi çekmekte değil ödemekte başlıyor. Bazen bir kredi öbür krediyi kapatıyor. O kredi diğerlerini derken borç daha da büyüyor. Çünkü kredilerde her borcunuza çektiğiniz kredi faizlenerek artıyor. Bir dünya masrafla önünüze yığılıyor.

Bilinçli tüketicilerin yapması gerekenler ise; bir malın ya da hizmetin satın alınması durumunda gerçek ihtiyacınız olup olmadığı göz önünde bulundurularak ihtiyaçlarınızın en üst yarar sağlaması hedeflenmelidir. Planlı olarak alışverişler yapmalısınız, yerli ürün tercihinde bulunur, yüksek kaliteli malların ya da hizmetlerin en uygun fiyata alınmasıyla hem zamanı uzun tutar hem de enerjiyi maksimum kılar ve kaynaklardan daha uzun yararlanmayı hedefler. Ayrıca bilinçli tüketici ayıplı bir mal hakkında hakkını arar ve bu durumu göz ardı etmez.

Krediler kredi kartları tüketim çılgınlığına neden oluyor
Toplumumuz ve neredeyse tüm dünya toplumu tüketim çılgınlığı olarak nitelemiş olduğumuz sistem içerisinde kaybolup gitmektedir. Bu sistem içerisinde bireyler sürekli alışveriş yapmayı, birbirleriyle aldıkları ürünler üzerinden rekabet etmeyi doğal olarak da kapital bir yaşam sürmeyi arzulamaktadır. Her insan zengin olmak ya da zengin görünmek arzusu içinde yaşamaktadır. Durum böyle olunca özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede ekonomik çöküntüler söz konusu olabiliyor. Tüketim toplumunda ihtiyacın ne olduğu ya da ihtiyacın arzının ne oranda yüksek olduğu kesinlikle düşünülmüyor. İnsanlar daha fazla kıyafet daha fazla makyaj malzemesi, daha iyi ev, daha güzel araba, daha güzel mobilyalar, daha güzel ve hep daha güzeli arzulamaktadır. Bu elbette insan doğasında var olan bir durum fakat toplumsal olarak birbirimizi dürtükleyerek bu duyguyu gün yüzüne çıkartıyoruz.

Kredilere ya da Kredi Kartlarına İhtiyaç Duyulması: Tüketim toplumlarında bu nedenle gelir pek gözetilmiyor ve gidere destek olması için banka kredilerine ya da kredi kartlarına ihtiyaç duyuluyor. Bu durum zaten kötüleşen ekonomiyi daha da aşağı çekiyor. Bireyler kredi kartlarına yüklenerek taksitli alışveriş, kampanyalı alışveriş derken hep bir telkin halinde kendisini sakinleştiriyor ama kredi kartlarının ay sonunda ki tutarları bunları suya düşürüyor. Bu nedenle kredi kartı ya da kredi borçları pek de şakaya alınacak borçlar değil. Bu alanda ki yüklenmeler elbette ki tüketim toplumunun bazı albenileriyle alakalı fakat bireyinde kendisini görmesi ve durumuna göre hareket etmesi gerekmektedir. Bankalarda ödenemeyen her kart ya da kredi borcu için sizlerin öncelikli olarak kredi notunuz düşmektedir. Bunun yanında bu borçların yanı sıra sizlerin 90 gün içinde kart ya da kredi borcunuzu ödememeniz halinde yani 3 ay ödenmemesi durumunda da yasal takibe başvurulacaktır. Bu durum sizler için oldukça ciddi getirilere neden olabilir. Takibe girdiğiniz anda sizi Merkez Bankası kara listeye dahil eder ve finans işlemlerinizi durdurur. Ayrıca bu borç hala ödenmemeye devam ederse bu durumda icra takibi ya da başka yasal işlemler sırada bekliyor olabilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz